CUMHURİYET DÖNEMİ
Hasankeyf, cumhuriyet ile beraber
Mardin’in Midyat ilçesine bağlı bir nahiye idi. 1926 yılında Gercüş’ün ilçe
yapılması ile buraya bağlanmıştır. İ990 yılına kadar idari statüsü böyle devam
etmiş, 1990 yılında Batman’ın il olması ile Hasankeyf de ilçe yapılarak buraya
bağlanmıştır.
Hasankeyf, insanlık tarihinin
çok önemli yerleşim yerlerinden biri olmasına rağmen son 20-30 yıla kadar pek
dikkatleri çekmedi. Paha biçilmez kültürel değerine rağmen hep ihmal edildi.
1970’li yıllardan itibaren ILISU Barajı projesi ile birlikte gündeme geldi.
Hasankeyf’in sular altında kalmaması gerektiği, gerek ulusal bazda,gerekse
uluslar arası düzeyde dile getirildi. Hasankeyf’in kurtarılması yönündeki
çabalar 2003 yılında sonuç verdi. T. C. Başbakanı Hasankeyf’i kurtaracaklarını
kamuoyuna duyurdu. Bu tartışmalar nedeniyle Hasankeyf, kimi ülke gündemini işgal
etti.
Öte yandan Hasankeyf’teki
kültür varlıkları, içinde bulundukları şehir ile birlikte 1981 yılında Kültür
ilgili birimlerince koruma altına alınarak SİT alanı ilan edildi. 1986 yılından
itibaren de arkeolojik kazılara başlandı. Bu kazılar halen devam etmektedir.
Hem Sit alanı olması, hem de
baraj suları altında kalacak düşüncesi, ilçenin gelişimini engelledi. Son
yıllarda Türkiye’de yapılan araştırmada bütün tarihi zenginliğine rağmen ülkenin
en geri, fakir üç ilçesinden biri oldu. 2003 yılı ve sonrasında Hasankeyf’in
artık sular altında kalmayacak olması, hem ilçenin gelişmesine, hem de bölge
ekonomisine olumlu katkıda bulunması bekleniyor.
İlçe, ekonomik olarak gerilediği gibi,
nüfus olarak da gerilemiştir. Bölgedeki son 15-20 yıldaki olağanüstü durumlar da
eklenince bu gerileme dramatik bir duruma gelmiştir. 2000 yılı nüfus sayımı
sonuçlarına göre ilçenin toplam nüfusu 7500’ün altında kalmıştır. İlçenin
cumhuriyet dönemi nüfusu aşağıda tabloda gösterilmiştir.
