Hasankeyf’in parlak dönemi M.11O1
yılında Artukluların buraya sahip olması ve merkez edinmesi ile başladı.
Selçuklu sultanı Melikşah'ın komutanı Artuk'un oğlu Sökmen bu tarihte
Hasankeyf’e yerleşerek Hasankeyf Artukulularının temelini attı. M.I232 tarihine
kadar burada ve Amid (Diyarbakır) deki hakimiyetleri devam etti. Buraya hükmeden
Artuklu hükümdarlarından Rükneddin Davut b. Sökmen (1112-1144) ile yerine geçen
oğlu Fahreddin Karaaslan ( 1144-1167) döneminde Hasankeyf'in mamur bir şehir
haline geldiği günümüze ulaşan eserlerden anlaşılmaktadır.Bu iki hükümdar siyasi
olarak çok hareketli oldukları, bölgedeki mücadelelere aktif olarak katıldıkları
gibi, şehri imar etmeyi de ihmal etmediler.
Diyarbakır (Amid)’ın 1183
Salahaddin Eyyubi tarafından alınarak Hasankeyf Artuklularına hediye edilmesi
ile Artuklular Diyarbakır’a yerleştiler. Artuklular bu tarihten yıkılışa kadar
(1232) Hasankeyf’i temsilcileri vasıtası ile buradan idare ettiler. Bu gelişme
Hasankeyf’in stratejik önemini gerilettiği gibi mimari gelişmesini de
aksatmıştır. Artukluların Hasankeyf’te kurdukları darphanelerde para bastıkları,
medreseler yaptıkları, kaleye su çıkardıkları, köprüyü ve Büyük Sarayı inşa
ettikleri kaynaklardan anlaşılıyor.